AÇIK HAVA MAHKEMESİ

AÇIK HAVA MAHKEMESİ

Geceden başlamıştı açık hava mahkemesinin heyacanı. Defalarca kere jandarma, hakim karşısına çıkmıştık ama yine de alışamadı bünyemiz mahkeme koridorlarına, mübaşir in “ sanık isim soyisim “ diyerek bizlere seslenmesine. 

 

Orya Enerji bizlerden şikayetçi ya, hiç olmazsa sessizce gür sesimizi bir pankart açarak duyuralım diye geceden hazırlığımızı yaptık.  Kulaklarına hitap ettik, anlamadılar. Vadide 20 metre bir pankart açalım.Görürde, gözden beyne , ordan kalplerine bir yol bulur diye düşündük. Mahkeme heyeti, köylümüz, avukatlar, jandarma, orya müdürleri  hep birlikte, yeşilliğin doğanın içinde olacağız. Öğlen temiz havanın oksijeni ile çabuk acıkır insan. İki lokma bir yemek yeriz diye gençler mutfak da patatesleri, soğanları soydular. Hazır ettiler sabah pişirmeye. Sağ olsunlar.

 

Geceden, daha gün doğmadan yağmur başladı. Aylardan nisan, toprağın berekete ihtiyacı var. Yağsın,  doya doya yağsın. Mahkeme saati bir ara versin, dursun inşallah. Bu başka bir mahkeme çünkü. Açık havada olacak. Dam yok. Koridor yok. Basık salon yok. Mis gibi tertemiz doğanın tam kalbinde, Devrekani Çayının kenarında olacak. Evraklar ıslanacak. Yaşlılarımız var ıslanacak, üşüyecek. Neyse endişelerimizi duydu Cenabı Allah. Gökyüzü, bir ara verdi. Açtı hava. Vadinin tüm güzelliği çıktı yine ortaya.

Allah nazardan saklasın, kem gözlerden korusun. Bu kadar güzel kaç yer kaldı ülkede. Maşallah.

Kahvaltılarımızı ettik evlerimizde. Karakadı köyü ve Acina mahallesi olarak  Gaşbaşında toplandık. Bindik otobüsümüze. Yol toprak mıcır karışımı, hani buna da yol derseniz yol işte. Otobüs virajlarda kayıyor, arkası öne gelmek istiyor. Allahdan şöförümüz biliyor yollarımızın durumunu, ince ayar çekiyor otobüse. Önce Camiyanı na vardık. Çamdibi köyünden ve Şenköy den gelenleri de aldık. Özel araçları ile gelenler ile birlikte döndük çay kıyısına doğru.  Jandarma araçları geldi bu arada. Onlar, açık hava mahkemesinin olacağı Karakadı Köyü merasına doğru önden gittiler. Jandarmayı görünce, erkeklerin aklına askerlik yaptığı günler geliyor. Şöyle bir ah çekip, geçmişe kayıyor gönüller. Hemen askerlik hatıralarının sohbeti başlıyor. “ Ben falanca tarih de Doğubeyazıt’ta yaptım. Jandarma komando idim. Komutanımız yüzbaşı  …….., çok severdi beni. Çağırsalar beni,şimdi yine giderim askere……” diye yol boyunca askerlikten yana ne konuşabildiysek işte.

 

Orya enerjinin, meralarımıza kondurduğu kaçak şantiyesinde durdu otobüsümüz. Jandarma bizden önce gelmiş,çekmiş kenara araçlarını biz köylüleri bekliyor. Hava mis gibi. Güneş arada bulutların arasından boşluk bulup bizi ısıtıyor. Yer kuru.Hafif ıslak yerler var. Futbolcu deyimi ile saha maç yapmak için uygun, elverişli.  Vadi nin tek düz ve yeşillik kalabilen bölgesi. Hani Fener-Cimbom gelse ne derbi maç yapılır dı bu merada. Lakin biz köylülerin mahkemesi var. Bakalım hangi ağacın altında gölgelenerek davamız görülecek.  Sanıklar burada. Şahitlerimiz ise börtü böcek, merada otlayan Mandalar, inekler,öküzler….

25 NİSAN 2016

DEVAM EDECEK....