5 HAZİRAN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ

5 HAZİRAN DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ

Bugün Dünya Çevre Günü

Birleşmiş Milletler, 1972 yılında İsveç’in başkenti Stockholm’de 133 ülkenin katılımı ile düzenlediği zirvede, 5 Haziran tarihinin “Dünya Çevre Günü” olmasını oybirliği ile kabul etti. O tarihten bu yana çevre sorunlarına kamuoyunun dikkatini çekmek, halkın katılımını geliştirmek ve politik ilgiyi arttırmak üzere 'Dünya Çevre Günü' tüm dünya genelinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor.

 

Dünya üzerinde 5 ile 100 milyon arasında tür olduğu varsayılıyor ve bugüne kadar sadece 2 milyon tür keşfedilebilmiş. Bilinen 17.291 bitki ve hayvan türü ise azalarak nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya iken, sayıları artan ender birkaç türden biri de insanoğlu. Ve bu tükenişin en büyük sorumlusu da insan. Çeşitli gerekçelerle ormanlar, tarım alanları, meralar, sulak alanlar, tahrip edilmekte, balık stokları azalmakta, Dünya’nın ısınmasına neden olan gazlar atmosfere karışmaktadır. Bunların sonucunda da, türler doğal hızlarından 1.000 kat daha hızlı bir şekilde yok oluyor.

HER YIL 1,3 MİLYAR TON GIDA BOŞA HARCANIYOR

Bugün yoğun teknoloji ve tarımsal girdi kullanarak yapılan tarımsal uygulamalar toprağın üretim kapasitesinin azalması, su kirliliği, biyolojik çeşitliliğin azalması ve iklim değişikliği gibi sorunlara neden oluyor. Son 50 yılda tropik ormanların ve doğal otlak alanlarının yok olması pahasına tarım alanları 1,4 milyar hektardan 1,5 milyar hektara ulaştı. Yapılan tahminlere göre Dünya nüfusu 2050 yılında 9,6 milyara ulaşacak ve bu nüfusun gıda ihtiyacını karşılamak için 100 milyon hektar daha tarım alanına ihtiyaç duyulacak. Oysa her yıl Costa Rica büyüklüğünde (50.000 km2) toprak erozyonla kaybediliyor ve artan kentleşme nedeniyle sadece Avrupa'da her bir saatte 11 hektar tarım alanı binalarla örtülerek kullanılamaz hale getiriliyor. Giderek artan gübre, pestisit ve herbisitlerin kullanımı toprak ve suların kirlenmesine neden oluyor ve insan sağlığını tehdit ediyor. Tarım, küresel sera gazı salımlarının üçte birinden sorumlu tutuluyor. Ormanların ve otlakların tarım alanlarına dönüştürülmesi ve iklim değişikliği nedeniyle biyolojik çeşitlilik azalıyor. Tüm bu olumsuzluklarla üretilen gıdanın 1/3'ü israf ediliyor, çöp oluyor. Çöpe atılan gıda bugün dünya çapında yetersiz beslenen 842 milyon insana yetecek miktarda.

1 MİLYARDAN FAZLA İNSAN TATLI SUYA ERİŞEMİYOR

Dünya’daki toplam tatlı su varlığı, toplam su kütlesinin %3'ünü oluşturmasına rağmen %2,5'i Antartika, Kuzey Kutbu’nda (Arktik bölgede) ve buzullarda donmuş bir halde bulunuyor. İnsanların ihtiyaçları ve tatlısu ekosistemlerin sürekliliği için geriye sadece Dünya toplam su varlığının binde 5'i kalıyor ve bunun dağılımı da bölgeler arasında büyük farklılık gösteriyor. Buna bağlı olarak 1 milyardan fazla insan yeterli içme suyuna erişemiyor, 2,6 milyar insan yetersiz su nedeniyle hijyen olmayan koşullarda yaşıyor ve 1,4 milyon çocuk yeterli temiz su ve hijyen koşullarının olmaması nedeniyle ölüyor.

DÜNYA 2050’DE İHTİYAÇLARIMIZI KARŞILAMAYA YETMEYECEK

Küresel iklim değişikliği, su sorunu, nükleer enerjinin yarattığı belirsizlik, doğal alanların tahribi, yaban hayat üzerindeki baskı, giderek artan dünya nüfusunun ihtiyaçları ve yarattığı yük bizi koruma anlayışımızı ve yaşam biçimlerimizi gözden geçirmeye zorluyor. Bugünkü tüketim ve üretim modelleri aynı kaldığı taktirde nüfus 2050'de 9 milyar 600 milyona ulaşacak ve bugünkü yaşam tarzımızı sürdürmek için üç gezegene ihtiyacımız olacak.

KARADENİZ’DE ‘YEŞİL YOL’ İSYANI

Karadeniz Bölgesi'nde 8 ilin yaylalarını birbirine bağlayacak 2 bin 600 kilometre uzunluğundaki Yeşil Yol Projesi için Rize'nin Çamlıhemşin İlçesi Yukarı Kavrun Yaylası'na, vadinin arka tarafındaki Samistal Yaylası'na komando birlikleri eşliğinde getirilerek yol çalışması başlatılmıştı. Durumu haber alınca bölgeye hareket eden yöre sakinleri, arızalandığı iddiasıyla bırakılan iş makinesi yolu kestiği için yaylaya gidemeyince, insan zinciri ile taş taşıyarak yeni bir yol oluşturmuş, halk iş makinesinin önüne geçerek yol çalışmasını durdurup, nöbete başlamıştı.

Dozerin geçeceği güzergahın önüne elinde sopasıyla oturan Havva Bekar, ”Yaylaların yolu birleşmeyecek. Kesinlikle istemiyoruz. Biz çocukluğumuzdan beri burada yaşıyoruz. Vali, Kaymakam kimdir? Ben, ben, ben, halkım ben” diye isyan etmişti.

ÇEVRE SAVUNUCUSU OLDUĞU İÇİN ÖLDÜRÜLEN BÜYÜKNOHUTÇU ÇİFTİ

 

 

Asırlık sedir ve çam ağaçlarının da bulunduğu Alacadağ, Gökçeyaka, Kızılcık ve Adala gibi bölgelerdeki taş ve mermer ocaklarına karşı bölge halkının da desteğiyle yaklaşık 6 yıldır hukuki mücadele sürdüren Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu çifti 9 Mayıs gecesi, Ali Yumaç tarafından öldürülmüştü. Yumaç, kapatılan bir mermer ocağı tarafından kiralandığını ve bu yüzden cinayet işlediğini itiraf etmişti.

Yaşamı savunucuları, Dünya Çevre Günü'nde Aysin Büyüknohutçu ve Ali Ulvi Büyüknohutçu'nun gerçek katillerinin yakalanması ve cinayetin tüm sorumlulularının ortaya çıkarılması için bugün Balmumcu'da bulunan İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde bir araya geliyor.

ZEYTİNLİK MÜCADELESİ

Hükümet, zeytinlik alanlarla mera ve kıyıları imara açan ve sanayi yatırımlarına imkan sağlayan üretim reformu yasa tasarısı sunmuştu ancak geşen itirazlar üzerine geri adım atıldı. Buna göre, zeytinlik alanlara konut, konaklama tesisi ve turizm tesisi yapılamayacak. Ancak zeytinlik alanlara hükümetin kamu yararı gördüğü her türlü maden ve sanayi yatırımı yapılabilecek. Bu yatırımlar için zeytin ağaçları kesilebilecek. Kesilen ağaçlar için ağaç başına 4 bin lira ceza ödenecek.

http://www.sozcu.com.tr/2017/gundem/bugun-dunya-cevre-gunu-1881507/ 05.06.2017